Suriye’de 2011 yılında başlayan iç savaşın büyük ölçüde sona ermesiyle birlikte, Türkiye ile Suriye arasındaki diplomatik ve ticari ilişkilerde yeni bir dönem başlıyor. İki ülke arasında uzun yıllardır kesintiye uğrayan ekonomik faaliyetlerin yeniden canlandırılması amacıyla İzmir’de önemli bir toplantı düzenlendi.
Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) ve İzmir Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İZSİAD) ortaklığında gerçekleştirilen “Yeni Dönemde Türkiye-Suriye Ticari İlişkileri” toplantısında, ticaretin önündeki engellerin kaldırılması, yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi ve ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi konuları ele alındı. Toplantıya, iş dünyasının önde gelen temsilcilerinin yanı sıra kamu ve özel sektör yetkilileri de katılım sağladı. Gündemin en önemli maddeleri arasında Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) yeniden devreye alınması, gümrük prosedürlerinin kolaylaştırılması ve finansal işlemlerin hızlandırılması yer aldı.
Serbest ticaret anlaşması yeniden masada
Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Tayfun Kılıç, toplantıda yaptığı konuşmada, 2007 yılında yürürlüğe giren ancak 2011’de iç savaş nedeniyle askıya alınan Türkiye-Suriye Serbest Ticaret Anlaşması’nın güncellenerek yeniden yürürlüğe girmesi için müzakerelerin başladığını duyurdu.
Anlaşmanın yeniden yürürlüğe girmesiyle sağlanacak avantajlar şunlar: Gümrük vergilerinin kademeli olarak kaldırılması, ihracat ve ithalat süreçlerinin hızlandırılması, ticari işlemlerde bürokratik engellerin azaltılması ve lojistik süreçlerin kolaylaştırılması. Yeni STA’nın yürürlüğe girmesi halinde, Türkiye-Suriye ticaret hacminin savaş öncesindeki seviyelere ulaşması ve bölge ekonomisinin canlanması bekleniyor.
Suriye’nin yeniden inşasında kritik partner
Toplantıda konuşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Türkiye’nin Suriye’nin yeniden yapılanma sürecinde önemli bir rol üstleneceğini vurguladı. Eskinazi, “Türkiye, 13 yıl boyunca Suriye’ye destek vererek samimiyet testinden geçti. Şimdi samimiyet testinin sırası Suriye’de. Suriye yönetiminin Türkiye ile dostane ilişkiler kurmasını ve dünya ile uyum içinde hareket etmesini bekliyoruz. Türkiye, üretim kapasitesi, lojistik avantajları ve bölgeye olan yakınlığı sayesinde, Suriye’nin yeniden inşasında en güvenilir partnerlerden biri olacaktır” dedi.
“İnsani bir sorumluluk”
İzmir’in bu süreçte önemli bir merkez haline gelebileceğini belirten İZSİAD Başkanı Hüseyin Cengiz ise, “İzmir, sanayi, tarım, lojistik, turizm ve ticaret merkezi olarak Suriye’nin altyapısının yeniden tesis edilmesine katkı sunabilecek en önemli şehirlerden biridir. Sadece ticari fırsat olarak değil, insani bir sorumluluk olarak da Suriye’nin ayağa kaldırılmasına destek vermeliyiz” ifadelerini kullandı.
Türk iş insanlarına çağrı
IBF Uluslararası İş Forumu Başkan Yardımcısı Ghazwan Al-Masri, toplantıda yaptığı açıklamada, Türk iş insanlarının Suriye’de yatırım yapmaları gerektiğini belirterek önemli çağrılarda bulundu. Al-Masri, “Suriye’de herkes Türk malı arıyor. Özellikle bisküvi, konserve, su, gıda, bakliyat ve yağ gibi temel ihtiyaç ürünlerinde büyük eksiklik var. Türk firmaları Suriye’de yerel ortaklarla iş birliği yaparak hızlı ve avantajlı bir yatırım sürecine girebilir. Bugün İdlib, Bab el-Hava ve Bab el-Selame gibi bölgeler tamamen güvenli ve ticaret için uygun hale geldi” dedi.
Türk şirketlerinin özellikle gıda, tarım, tekstil ve inşaat sektörlerinde önemli fırsatlarla karşı karşıya olduğunu belirten Al-Masri, “Türkiyesiz Suriye’nin imarı mümkün değil. Önümüzdeki 5-10 yıl içinde Suriye, Türkiye’nin en önemli ticari müttefiklerinden biri haline gelecek” diyerek sözlerini tamamladı.