Ankara Keçiören Nuh Eskiyapan İlkokulu dördüncü sınıfta okuduğum 1980 senesi 23
Nisan’ında, o güne özel alınan kıyafetlerimizle (benim elbisem kırmızı puantiyeli ) üç kız
kardeş, resmi kıyafetiyle babam ve çok şık giyimiyle annem okulun bahçesindeki yerimizi
almış, büyük bir coşkuyla bayramımızı kutluyorduk.
Silah sesleriyle irkildi kalabalık birden. Bir telaş hâkim oldu okulun çevresinde. Okul yeni
açılmıştı ve ilk öğrencileri bizlerdik. Bahçe duvarları yüksek değildi ve kutlamalar okulun
bahçesinin devamı gibi görünen boş alanda yapılıyordu. Binalarla çevrili olmayan ağaçlıklı bir
alandaydık. Babam bizleri güvenli bir alana aldı ve kendini siper etti. Bir yandan da kalabalık
neler olduğunu anlamaya çalışıyordu. Sonra aradan gördüm; üç kişi kendi akranı bir çocuğu
kovalıyorlar ve ona ateş ediyorlardı. En fazla 16 yaşlarındaydılar. Sonra ‘’ülkücü gençler solcu
bir çocuğun peşinde’’ dendi. O yıllar da Ankara’da böyle birçok travmam oldu. Gençlerin
birbirlerini kırıp geçtiği yıllardı. Her neyse okul müdürü mikrofonu aldı eline birlik mesajları
veren bir konuşma yaptı ve büyük alkış aldı. Kutlamalar daha bir coşkuyla tamamlandı.
Ellerimizde Türk Bayraklarımız evimize döndük.
Daha eskilere 1974 yıllarına gittiğimde, henüz okul çağında değilken yine bir 23 Nisan
kutlaması. O güne özel alınan kıyafetlerim üzerimde babamın kucağında töreni izliyorum.
Babamın hazır ola geçerek selam verdiği komutanı ablamla benim ellerimizi avuçlarının içine
alıp ‘’Bayramınız kutlu olsun. Bu bayram Atamızın siz çocuklara armağanı sahip çıkın’’ diyor.
1984 yılı İzmir’deyiz. Kardeşim ilk okula gidiyor ve bütün aile 23 Nisan’a özel kıyafetlerle
okulun bahçesinde ki törene katılıyoruz.
Her ne yaşanırsa yaşansın değişmeyen bir şey vardı o da çocukların el üstünde tutulduğu
yıllardı. 23 Nisan’a özel kıyafetlerle bütün aile çocuğunun yanında, bayramına sahip çıkardı.
Bağımsızlığımızı ve özgürlüğümüzü temsil eden bayramlarımız bizlerin her zaman onuru oldu.
Gelelim 2010’lu yıllara … Gününde kutlanmayan bayramlara ve aynı güne denk getirilen ‘’
kutlu doğum günü’’ saçmalığına. Okul bahçelerinin önünde dökülen lokmaları ve çocuklara
dağıtılan şeker, balon gibi (dikkat çekmek amaçlı) bayram hediyelerini unutmadık. Yıllarca
Fettullah Gülenin doğum gününü kutlattılar bu millete Peygamberimizin doğum günü adı
altında.
Aradan yıllar geçtikçe çocuk yıllarımda belirginleşen ve öğretilen net algının ne kadar doğru
ve sağlam olduğunu daha iyi anlıyorum.
Çocuklara bayram hediye eden tek bir lider vardır, o da dünyanın en büyük devrimcisi Gazi
Mustafa Kemal Atatürk’tür. 23 Nisan 1923 günü bu ülkenin anayasasında yazdığı gibi Türkiye
Devletinin yönetim şekli CUMHURİYETTİR. Bugün 100. yılını kutladığımız 23 Nisan’ın
vesilesiyle Atatürk’ü saygı, sevgi ve güzelliklerle anıyoruz.
Yaklaşan seçimlerle kaderini belirleyeceksin unutma. Menfaatlerini, öğretilmiş saplantılı
görüşlerini bir tarafa bırak kendine dön ve sor:
Orta Doğu’nun karanlık bir parçası mı olacaksın tek adam rejimi ile yoksa Cumhuriyet’ine
sahip mi çıkacaksın?
1979_80 yıllarında ki ayrımcılık 2023 seçimlerinde ortadan kalktıysa, sağcısı, solcusu, milli
görüşçüsü birlik içinde hareket ediyorsa özgürlüğün tehlike altında bunu gör artık ve
çocuklarının elinden tut 23 Nisa’nın 100. yılını daha bir coşkuyla kutla.
Yorumlar