Özdemir Asaf... 100 yaşında...

**** Özdemir Asaf, TRT'de 1979'da yayınlanan bir programda, ne zaman bir şiir yazmak istese, "acaba daha kısası olabilir mi?" diye düşündüğünü belirterek, şu anısını paylaşır: "Bir gazeteye, edebiyat sayfasına arkadaşlarımızla beraber yazıyorduk. 5-10 günde bir de gidip, şiirlerimizin küçük paralarını alıyorduk. Tatlı oluyordu. Bir gün muhasebeye gittiğim zaman, 'Müdürü göreceksin.' dediler. Müdüre gittim. 3-4 tane şiirim çıkmış. Biri bir satır, biri iki satır, biri üç satır... (Müdüre) 'Efendim beni istemişsiniz.' dedim. 'Bak oğlum, arkadaşların koca koca şiirler yazıyor. Sen de en iyi, en yüksek parayı alanlardan birisisin. Sen de biraz çok yaz da aldığın parayı hak et.' dedi. Gençtim, biraz alındım. 'Öyleyse bu şiirlerin bedeli gazeteye armağan olsun.' dedim. Kapıdan çıkıyordum, 'Evladım üzülme.' dedi. Bu sefer adam üzülmüştü. Parayı aldım, verdiler. Ama ondan sonra o gazeteye şiir yazmadım." **** "Lavinia", "Çiçek Senfonisi", "Benden Sonra Mutluluk" ve "Yalnızlık Paylaşılmaz" adlı kitapların da aralarında olduğu çok sayıda esere imza atan şair-yazar Özdemir Asaf'ın vefatının üzerinden 42 yıl geçti. Asaf, kaleme aldığı eserleriyle Türk edebiyatının unutulmaz isimlerinden biri oldu bugün... Şiir eleştirmenlerine göre; "Taşlama ve ironi unsurlarını da kullandığı eserlerini genellikle dörtlük ve ikilik şeklinde kaleme alan başarılı şair, sonraki yıllarda dize sayılarını azaltarak kelime oyunlarına yer verdiği şiirler yazmaya başladı." Eserlerinde daha çok insan ve toplum ilişkilerine yönelik konuları işleyen Asaf, o şiirlerinde ise alay ve taşlama ögelerine yer verir. En güzel örneklerinden verelim hemen; "Kendi bahçesinde dal olamayanın biri, Girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor- Çiçek Senfonisi". "Tüm dünyayı kucaklamak istedim, Kollarım yetişmedi." "Kar eriyince beyaz kalır mı gece? Umut tükenince yine çarpar mı bir kalp?" "İnsan yorulunca duruyor. Durunca düşünüyor. Düşününce koşuyor. Koşunca yoruluyor. Yorulunca insanlaşıyor. İnsanlaşınca işler karışıyor. Yalnız kalıyor...", "Dünler özlenir, Yarınlar beklenir, Bugünler heba edilir...", "Hayattayken insanca yaşamayı unutmayın. Bir bakmışsın saat üç, bir bakmışsın saat hiç..." Ve en sevdiğim dizelerinden; "Ben çiçekleri, Renklileri, Delileri severim, Bir de delilikleri..." **** Ve fazla bilinmeyen Atatürk şiiri; "Atatürk ben Bin dokuz yüz yirmi üç Atatürk sen Bin dokuz yüz yirmi üç Sen Nisan Ağustos Ekim Sen Samsun, Erzurum, Sivas Ben Ankara Yozgat Derken vatan çiziliveriyor ya Sen nerden ses etsen Benden sesine bir ses geliyor ya O gün bugündür seninle Sana karşı büyük küçük Tartışıyoruz O gün bugün nicedir Seninle sana karşı Sana karşı seninle Sen varken dördümüz sekizidik Şimdi dördümüz iki Sanan varsa eksildik Biliyoruz eksilmedik İsteyen görecektir Kimbilir belki dedikleri gibi Bu ölçüler değişmiştir Ola ki umanlar var Eksilip yitmemizi Ölçerek tartan da var Dördümüzü, tekimizi..." **** Şiirlerinde yalnızlıktan sıkça söz edendir. Örneğin; "Yalnızlık paylaşılmaz/ Paylaşılsa yalnızlık olmaz." Özdemir Asaf, "Yaşadığımı şiirlerimde en yoğun yönleriyle, en kesin sandığım biçimlerde, en kısa olduğuna inandığım ölçülerle verdim, veriyorum, vereceğim," demiştir verdiği röportajlarda... **** "İyi şairlerin okur katındaki ilgileri sonsuza kadar sürer, ölümsüzdür, onlarsız Türk şiiri düşünülemez."der "Edebiyatın Cumhurbaşkanı" Doğan Hızlan... Özdemir Asaf 'ı tarif etmiştir sanki... O der ki; "Her insanın bir öyküsü vardır ama her insanın bir şiiri yoktur." İyi ki yüreklerimizde iz bırakmış... Şairler ölmez, şiirleri de ... Özdemir Asaf 100 Yaşında bugün...