Hâlâ anlamadınız mı..!

a) Hayvanlara acı ve ıstırap çektiren veya iyileşme durumu bulunmayan hastalık durumlarında, b) Akut bulaşıcı bir hayvan hastalığının önlenmesi ya da eradikasyonu amacıyla veya insan sağlığı için risk oluşturan durumlarda, c) Davranışları insan ve hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden ve olumsuz davranışları kontrol edilemeyen durumlarda, veteriner hekim tarafından ötanazi yapılmasına karar verilebilir. Yani öldürebilir. Şimdi kalkmış mı oldu ötanazi? Yasa tasarısının ilk hali çok daha vahimdi, Allah’tan o haliyle geçmedi. Bakın nasıldı? Belediyeler kapasiteleri kadar sokak köpeğini toplayacak, bakımını yapacak, fotoğrafını çekecek, sahiplenilmesi için belediyenin internet sitesinde ilana çıkacak. Her köpek 1 ay boyunca ilanda kalacak, bu süre zarfında bir hayvansever tarafından sahiplenirse sahiplenilecek, sahiplenilmez ise uyutulacak. Her 1 ay sonunda aynı işlem yeni toplanacak sokak köpekleriyle devam edecek..! Dedim ya, Allahtan bu şekilde geçmedi. Şimdi bu düzenlemeye neden ihtiyaç duyuldu bir de ona bakalım. Son 1 yılda başıboş gezen ve saldırgan tavırlar sergileyen köpekler, 182 vakaya karışmış. 182 kişi bu köpeklerin saldırısına uğramış. Bu yönüyle çözülmesi gereken bir sorun mudur? Kesinlikle evet. Ama böyle değil, 182 vaka var diye, 4 milyon sokak hayvanı katledilmez. İstatistiklere bakıldığında son 1 yılda, 315 kadın cinayeti işlenmiş, 23 BİN Çocuk istismara uğramış, toplam cinsel istismar 29 BİN, ölümlü ve yaralamalı trafik kazası 236 BİN.. Şimdi ne yapalım? Bu istatistiklerde başrol olmuş kişileri uyutalım mı? Lamı cimi yok! İktidarın bütün sorumluluğu belediyelere bırakıp köşeye çekilmesi; iktidar alternatifi konumuna gelmiş ana muhalefeti köşeye sıkıştırma çabası. Başka bir şey değil. Bunu artık bilmeyen, anlamayan kalmadı. Hala anlamadıysanız, aynı konuyu borçlu belediyelerin borçlarının kaynağında kesilmesi mevzusuyla birlikte düşünün, Kesin anlayacaksınız.